|
Tedavisi Mümkün
Olan Bir Hastalık...
Siroz
Siroz karaciğerin kronik (süregen) bir hastalığıdır. Çeşitli
nedenlerden kaynaklanabilir,ama hücre temelindeki oluşum süreci
hep aynıdır. Sirozda yineleyen hücre ölümü, halka biçiminde
bağdoku artışı ve yumrular biçiminde doku yenilenmesi görülür.
Belirtileri ise (Vena porta) toplardamar sisteminde portal kan
basıncı yükselmesi ve ilerleyici karaciğer yetmezliğidir.
Karaciğer sirozunun kalıtsal
yatkınlık dışındaki en önemli nedenleri, geçirilmiş viral
hepatit hastalığı ve alkolizmdir. Bir takım siroz olgusunda ise
hastanın öyküsünde alkolizme ya da sarılığa rastlanmaz.
Kriptogenetik (nedeni bilinmeyen) siroz adı verilen bu olguların
bazısında hastanın sanlıksız bir viral hepatit geçirmiş
olabileceği düşünülür. (Ömeğin karaciğer iltihabı sonrasında
gelişen siroza özgü büyük yumrıılar görülebilir.) Karaciğerde
demir birikmesi (hemokromatoz) ve kronik konjestif kalp
yetmezliği de siroza neden olabilir.
Karaciğer sirozu birçok nedene bağlı olabilirse de
oluşum süreci değişmez. Bir dış etken yapısal bir işlev
azalmasının ya da henüz tam aydınlatılmamış olan kalıtsal bir
yatkınlığın bulunduğu karaciğerde (belki de antikor yapısındaki)
bir mekanizmayı harekete geçirir. Daha sonra kendi kendine
işlemeyi sürdürebilen bu mekanizma sirozu başlatan bir tetik
gibi işlev görür. Bir başka bir deyişle karaciğer, hastalığın
nedeni kendi hücreleriymiş gibi davranmaya başlar. Karaciğer
hücresine zarar veren herhangi bir etken karşısında bağdoku
yalnızca ölen hücrelerin yerini almakla kalmaz; karaciğer
hücreleri de işlevsel bir lobcuk oluşturacak katmanlar biçiminde
yenilenmez. Tam tersine, karaciğer dokusunun araları aşırı
bağdokuyla dolar ve bunun sonucunda lobcuğu parçalara ayıran
yalancı lobcuklar oluşur. Böylece hücre yenilenmesi amaçsız ve
yaygın bir yangı oluşumuna dönüşür. Aşırı çoğalan bağdoku daha
sonra büzülerek yakınındaki hücre ve damarları sıkıştınr ve
organda oksijen yetersizliğine neden olur. Karaciğer sirozunda
görülen sinüzoit ağ (ince damar işlevi gören boncuklar) azalması
hastalığın ileri evrelerinde şiddetlenerek dolaşımı
durdurabilir. Böylece başka hücrelerin de ölmesiyle tamamlanan
döngü, bir kez daha başlayıp yayılmaya hazır hale gelir. Bazı
uzmanlann iyi huylu bir tümör hastalığı olarak nitelemesine yol
açacak kadar aşırı bir üreme gösteren siroz hücreleri organdaki
besleyici maddeleri tüketir. Asalak gibi öteki karaciğer
hücrelerinden beslenen siroz hücreleri artık hastalığın ve hücre
ölümünün nedeni olmuştur.
Sirozun en az bilinen yanı aşın bağdoku üretimidir. Bu
olay zehirlenme ya da bağışıklık tepkisine bağlı olarak
retiküloendotelyal sistem etkinliğinin artmasından
kaynaklanabilir. Herhangi bir nedenle zedelenen ya da ölen
karaciğer hücresi bağışıklık sistemi tarafından "yabancı" olarak
tanınır ve sistemin antikor oluşturarak yanıt vermesine yol açar
(kandaki belirgin gammaglobulin artışı buna bağlıdır). Karaciğer
hücrelerindeki antijen-antikor tepkisi hücre ölümüyle sonuçlanır
ve böylece retiküloendotelyal sistemin uyarılmasıyla aşırı
miktarda üretilen bağdoku karaciğer hücrelerinin yerini alır.
Viral hepatit, alkol gibi bir dış etkenin neden yalnızca
bazı insanlarda karaciğer hücrelerini vücuda "yabancı" kıldığı
sorusuna henüz doyurucu bir yanıt getirilememiştir. Ama yanıtın
allerji ya da immun (özbağışıklık) süreçlerinde olmadığı
söylenebilir.
HASTALIĞIN
BELİRTİLERİ
Başlangıçta hastamn yakınmaları çok azdır ve belirtiler
yalnızca bu hastalığa özgü değildir. İştahsızlık, çabuk yorulma,
bulantı, sindirim bozukluklan, barsak işlevlerinde düzensizlik
(kabızlık), midede ağırlık duygusu, yağlı besinleri sindirememe,
aşırı gaz, ayaklarda ödem (şişlik), hafif ateş gibi bu
belirtilerin çoğu sirozdan başka hastalıklarda da görülür.
Bunlar aşırı alkol alımı ya da safra yolları hastalıklanyla
eşzamanlı olarak ortaya çıkan bir mide-onikiparmakbağırsağı
iltihabından da kaynaklanabilir. Ayrıca bu belirtiler kronik
hepatit belirtilerine çok benzer. Siroz çeşitli hastalıkların
sonunda gelişebildiğinden gerçekte birçok geçiş tablosu vardır
ve bazen tanı biyopsiyle bile kesinleştirilemez.
Hastalığın ileri evresine dekompanse siroz adı verilir. Bu
dönemde iştahsızlık tam bir iştah kaybına dönüşür. Hasta
halsizdir ve sürekli zayıflar, çünkü genellikle dokularda su
tutulmaz. Cinsel istek gittikçe azalır ve sonunda cinsel
iktidarsızlık ortaya çıkar. Özellikle sabahları ve aç karnına
olmak üzere bulantı ve kusma görülür. Bağırsaklarda aşırı gaz
birikmesi en ağır ve kesin belirtinin ortaya çıkmak üzere
olduğunu gösterir. Hasta geceleri gündüzden daha çok idrar
çıkarır ve sonunda en ağır belirti olan assit (karın boşluğunda
sıvı birikmesi) ortaya çıkar.
Tedavisi Mümkün Olan Bir Hastalık...
SAĞLIKLI
BİR YAŞAM
DİLEKLERİMİZLE...
Geniş
bilgi için iş veya cepten arayınız.
İş: 0326
413 01 77
GSM: 0555 347 62 53 - 0542 215 45 72
SAĞLIKLI
BİR YAŞAM
DİLEKLERİMİZLE... |